İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - dokuzharf

Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 »
46
Gelinlerin Dünyası / Nikah için Gerekli Evraklar
« : 11 Temmuz 2018, 23:11:07 »

Evlilik sürecinin çok keyifli bir çok yanının dışında nispeten daha eğlencesiz bazı prosedürleri de vardır. Bunların en başında nikah için gerekli belgeleri hazırlamak gelir. Nikah için gerekli evraklar nikahı nerede ve nasıl yapacağınıza da bağlı olarak değişebilir.
O nedenle bağlı bulunduğunuz belediyeden nikah için gerekli evraklar hakkında bilgi almak doğru olabilir. Zaten büyükşehirlerin nikah salonlarında nikah için randevu almak istiyorsanız istediğiniz zamana alabilmek için sizi ayrıca zorlu bir süreç bekleyecektir.
Türkiye cumhuriyeti vatandaşları veya yabancı uyruklu vatandaşlar için genelde aşağıdaki evraklar istenilir.

TC Kimlik numaralarının üzerinde yazılı olduğu fotoğraflı nüfus cüzdanları aslı ve fotokopileri.
Çiftlerden birinin Nikahını kıydırmak istediği yerleşim yerinde oturduğunu belgeleyen Nüfus Müdürlüğünden yerleşim belgesi.(İkameti olmayanlar bağlı oldukları Belediye Evlendirme dairesinden, izin belgesi alarak Nikahını kıydırmak istediği evlendirme dairesine işlemler için müracaat edebilirler).
Son 6 ay içinde çekilmiş 6 adet vesikalık fotoğraf.
Eğer çiftlerden biri 16 - 17 yaşları arasında ise Aile Mahkemesinden izin belgesi. 17 - 18 yaşları arasında ise noterden alınmış anne-baba muvafakatnamesi ile evlenebilirler. (Anne veya babadan biri ölmüş veya ayrılmış ise velayet nüfus kaydı ile belgelenecektir).
Gelin ve damat için nüfus kayıt örnekleri ve fotokopileri.
Gelinin önceki evliliğinden boşanmasının üzerinden 300 gün geçmemişse Aile Mahkemesi’nden iddet müddeti karar belgesi.
Daha önce evlenme, boşanma veya ölüm varsa nüfus cüzdanlarına işlenmiş son medeni halleri.
Çiftlerden biri yabancı uyruklu ise vize ve pasaport ile ilgili sorun teşkil etmeyen pasaportun noter tastikli tercümesi. Konsolosluktan alınacak bekarlık belgesi. Vilayet Hukuk İşleri Bürosundan onaylatılıp 3 adet fotokopi çekilecek.
Hükümet Tabipliği, Sağlık ocakları, Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlama Merkezlerinden alınacak sağlık raporları ve fotokopileri. Sağlık raporundaki HIV-ELISA, HBSAC-SARILIK, VDRL-SİFİLİS testleri ve AKCİĞER RÖNTGENİ bulunur )

Müracaat işlemleri belediyeye göre değişmekle beraber 08.30-11.30 saatleri arasında olup çiftlerin işlemlere beraber gelmeleri gerekmektedir.

Gelinlerden önceki soyadını kullanmak isteyenler müracaat işlemi esnasında bunu belirtmeleri gerekir.

47
Sigara içmek ve makyajı temizlemeden yatmanın dışında cilt sağlığınıza olumsuz etki eden alışkanlıklarınızla yüzleşmeye hazır mısınız? Hatalı beslenme alışkanlıklarından dolayı nasıl kilo alıyorsak hatalı bakım alışkanlıkları da cilt sağlığını ve güzelliğini bozuyor. Dermatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Özlem Akın, bu alışkanlıklardan bazılarının cilt problemlerine dönüşebildiğini anlattı ve cilt sağlığımız için bırakmamız gereken alışkanlıkları sıraladı.

1. BÜYÜTEÇLİ AYNALARA BAKMAK

Büyüteçli aynalarda cildinizi en derinine kadar görebilir ve ciltle gereksiz oynamalara başlayabilirsiniz. Bu tür kötü alışkanlıklar zaman zaman takıntı düzeyine varabiliyor. Daha sonra bu gereksiz uğraşların neden olduğu yaraların tedavisi gerekebiliyor.

2. AŞIRI PEELİNG YAPMAK

Aşırı peeling yapmak kesinlikle sakıncalı. Tahrişe ve pigmentasyona eğilimli kişilerde tahriş veya pigmentasyon gelişimini kolaylaştırabilir. Deride sekonder bakteriyel enfeksiyona ve uçuk tekrarlamasına neden olabiliyor. Peeling uzmanına ve çok sık olmayan periyotlarla yaptırılmalı. Eğer evde peeling yapılacaksa peeling uygulanacak bölgede açık yara ya da sivilce var ise bu bölgelere peeling yapılmamalı. Dikkat edilmezse yaralar enfeksiyon kapabilir ve sivilceler daha da çoğalabilir. Bir başka nokta da göz ve dudak bölgesine kesinlikle peeling yapılmaması gerektiği. Aşırı peeling uygulamak cildin kendini koruması konusunda tembelleştireceği için ciltte problemlere neden olabilir. Bu sebeple peeling uygulaması haftada en fazla iki kez denenmeli. Bunun yanında kuru ciltlere, peelingin vücutta kurumaya yol açması sebebiyle daha hassas davranılmalı, her peeling sonrası mutlaka nemlendirici bir takviye uygulanmalı.

3. ELLERİ YÜZE GÖTÜRMEK

Eller çevreyle en sık temas eden vücut yüzeyi olduğundan alerjen veya irritan maddelerin yüze taşınmasını sağlayıp yüzde egzamayı geliştirmesine neden olabilir. Yine çevreden elleriyle taşıyabilecekleri mikroorganizmaların yüz derisinde enfeksiyona neden olmasına zemin hazırlayabilir.

4. CİLT TİPİNE UYGUN OLMAYAN TONİK KULLANMAK

Tonikler cilt temizliğinde kullanılan özel losyonlar. İçlerinde arındırıcı ve rahatlatıcı özellikler taşıyan maddeler bulunuyor. Bunun yanında antiseptik özelliğe de sahipler. Tonikler gün boyu kirlenen ve yağlanan cildi temizlemek, arındırmak ve canlandırmak için kullanılıyor. Aynı zamanda ciltteki gözenekleri sıkılaştırıyor, ölü hücrelerden kurtulmayı ve cildi sıkılaştırmayı sağlıyorlar. Oldukça fazla çeşidi olan tonikler hem erkeklerin hem de kadınların cilt temizliğinde mutlaka kullanması gereken ürünler arasında yer alıyor.

Tonikler genelde ikiye ayrılıyor: Alkollü ve alkolsüz tonikler. Hangi tür toniğin kullanılacağına cilt tipine göre karar veriliyor. Kuru ciltlerde gözenekler kapalı ve yağ salgılama oranı az oluyor. Bu yüzden alkolsüz tonik kullanmak gerekiyor. Yağlı tip ciltlerde gözenekler açık ve yağ salgılanması çok fazla oluyor. Bu yüzden alkollü tonikler kullanılabiliyor. Yağlı ciltlerde akne sorunu daha yaygın, dolayısıyla jel formda bir temizleyici ile temizlendikten sonra toniklenmeli. Karma tip ciltlerde ise genelde burun çevresi ve alın bölgesi yağlı oluyor. Yanak bölgeleri ise yağlı değil. Bu yüzden alkol oranı düşük bir tonik kullanılmalı.

5. SİVİLCE SIKMAK

Sürekli olarak bilinçsizce sıkılan sivilceler veya siyah noktalar kötü görünümlere ve kalıcı lekelere neden olabiliyor. Bu nedenle sivilce veya siyah noktaların sıkılması son derece zararlı ve uzak durulması gereken kötü bir alışkanlık. Bunun yerine başka yöntemler denenmeli. Örnek olarak cilt bakım maskeleri ve bir hekim tarafından önerilen kremler denenebilir. Özellikle evinizde basit yöntemler sayesinde hazırlayıp uygulayabileceğiniz sivilce maskeleri büyük faydalar sağlıyor. Sivilceleri sıkmak ve kalıcı izlerin oluşumuna neden olmak yerine doğal yöntemleri kullanarak sivilce oluşumunu önleyebilir, istenmeyen sivilcelerden kurtulabilirsiniz.

6. SABUNLA YÜZÜ YIKAMAK

Yüzü sabunla yıkamak kullandığınız sabunun içeriğine göre zararlı olabiliyor. Örneğin nemlendirici içermeyen, pH değeri cilde uygun olmayan, yüksek miktarda esans ve kimyasal madde içeren sabunla düzenli olarak yüzünüzü yıkarsanız zamanla cildiniz tahriş olabilir, cildiniz kuruyabilir ve kırışıklıklar artabilir. Özellikle kokulu sabunlar hassas ciltlerde kızarıklığa ve alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor. Yüzünüzü yıkarken kullandığınız sabunun pH değerinin 5.0-5.6 arası olmasına, kokusuz olmasına ve nemlendirici içermesine dikkat etmeniz gerekiyor. Aldığınız sabuna dikkat etmenize rağmen yüzünüzü yıkadıktan sonra cildiniz aşırı yağlanıyorsa, tahriş oluyorsa veya çok kuruyorsa sabun kullanmak yerine cilt tipinize uygun bir “yüz temizleyici” tonik kullanabilirsiniz.

7. ALERJEN MADDE İÇEREN ÜRÜNLER KULLANMAK

Kendinize en uygun olan kozmetik ürünü belirleyene kadar çok sayıda ürün markası değiştirebilirsiniz. Alerjik temas veya egzama eğilimi olan kişilerde alerjen madde içeren kozmetik ürün kullanımı zamanla duyarlanmaya neden olup egzama gelişimine neden olabiliyor. Yine irritasyon (tahriş) eşiği düşük olan kişilerde bazı kozmetik ürünler egzama gelişimine neden olabiliyor. Bu eğilime sahip kişilerin bu tarz irritan veya alerjik madde içermeyen ürünleri kullanması öneriliyor.

8. STRESE BAĞLI TIRNAK YEMEK

Gelen hastaların çoğu maalesef tırnak yeme, saç koparma, sivilce sıkma, aşırı el yıkama gibi alışkanlıklara sahip oluyor. Bu tür alışkanlıklar strese bağlı olarak gelişiyor. Stres, sıkıntı, heyecan anında ya da boş kalınca bu tür faaliyetler ortaya çıkabiliyor. Bunu herhangi birinden öğreniyor diye yorumlamak pek doğru olmaz ancak karşımızda özellikle anne ve babada bu tür alışkanlıklar var ise çocuklar görüp etkilenebiliyor.

48
Vücut ve Cilt Bakımı / Süt Kaymağının Cilde Faydaları
« : 11 Temmuz 2018, 23:09:40 »
Genel sağlığımız için pek çok faydası olan süt kaymağı, cildimiz için de yararlı bir besin. Cildi yumuşatması ve nemlendirmesi özellikleri ile ön plana çıkan süt kaymağı, özellikle kuru ve hassas cilt yapısına sahip kişilere öneriliyor. Diğer doğal ve kozmetik ürünlerde olduğu gibi, süt kaymağı da düzenli kullanım sonucunda ciltte gözle görülür olumlu sonuçlar doğuruyor.

Yaş almanın cilt üzerindeki etkilerini yavaşlatması, cildi nemlendirmesi ve diri bir görünüm kazandırması bunlardan sadece birkaçı. İşte birçok kozmetik ürününün içerisinde yer alan süt kaymağının ciltteki diğer olumlu etkileri.

Cilde Faydaları Nelerdir?

Süt kaymağı, özellikle kuru ve hassas ciltler için çok faydalıdır, aşırı kuruluğu alır, pullanmayı ve tahrişi önler.
Cildi içten besleyerek nemlenmesini sağlar.

Cildi yumuşatır, daha diri ve pürüzsüz görünmesine yardımcı olur.

Cilt rengini güzelleştirir, solgun ciltlerin daha canlı görünmesini sağlar.

Peeling etkisi yaratarak cildin en üst tabakasında biriken ölü cilt hücrelerini atar.

Hücre yenilenmesine yardımcı olur.

Cilde esneklik kazandırır, cildin sıkılaşmasını sağlar.

İnce kırışıklıkların görünümünün azaltılmasına yardımcı olur.

Ciltteki yaraları hızlı bir şekilde iyileştirir.

Sivilce izleri için süt kaymağı maskesi uygulanabilir.

Cildi kısa sürede onarır.

Çeşitli sebeplerden ötürü uzun süre bakım yapılmayan ciltler için “acil çözüm” olarak uygulanabilir.

49

Makyajla uyumanın zararları hakkında hepimizin az çok fikri var, ancak bazen tembelliğimizin kurbanı oluyoruz. Her ne kadar bir kereden bir şey olmaz diye düşünseniz de aslında o bir gecenin bile cildinize zararı var.

Hadi kabul edelim, hepimizin makyajla uyuyakaldığı geceler oluyor. Yorucu bir iş gününden sonra ya da uzun bir gecenin ardından makyajımızı temizlemeden yatmanın, bir kereye mahsus olduğunu bu yüzden çok büyük bir sorun olmadığını düşünüyoruz, ama yanılıyoruz. Sadece bir kere makyajla uyumak bile cildimize ciddi zararlar verebiliyor.

Cildimizin geceleri yaptığı en önemli iş kendini yenilemek. Makyajla özellikle de föndetönle uyumak cildinizin yenilenmesini engeller ve cildinizin zarar görmesine sebep olur. Elbette makyajla uyumanın bir alışkanlık haline gelmesi çok daha ciddi zararlara sebep olabilir ancak bunun bir kez yaşanması bile cildiniz için yeterince olumsuz bir durum. Bakın hangi makyaj malzemesiyle uyursanız, cildinize nasıl zarar veriyorsunuz...

Fondöten
Kalın bir şekilde sürdüğünüz fondöten gün boyunca hava kirliliği, egzos dumanı, bakteri gibi çevresel etkilere maruz kalır. Bunlar makyajın kendi kendine azalmasına neden olurken aynı anda bir araya gelerek mikrodolaşımı ve cildin kendini yenilemesini önler. Cildinizde erken yaşta kırışıklıkların oluşmasına ve akne problemlerine neden olur.

Makyaj bazı
Primer yani makyaj bazı kullanımının da cildinize zarar verme ihtimali var ancak bu tamamen nasıl kullandığınıza bağlı. Eğer makyaj bazı gün boyunca yüzünüzde kalıyorsa, bu cildiniz için oldukça tehlikeli. Çünkü çevreden gelen bakteriler de makyaj bazıyla birlikte cildinizde gün boyu kalıyor. Ancak cildiniz doğru bir şekilde temizleyip, nemlendirirseniz makyaj bazının bir zararı yok.

Ruj
Rujla uyumak, aslında çoğumuzun bildiği gibi, dudaklarımızda kuruluğa ve çatlaklara neden oluyor. Bu yüzden uyumadan önce rujunuzu iyice temizleyip mümkünse bir dudak peeling'i kullanmalısınız ve mutlaka dudak nemlendiricisi sürmelisiniz.

Maskara
Eğer göz makyajıyla uyuyakalanlardansanız burayı dikkatli okumanızda fayda var. Maskara partikülleri kıl köklerini tıkayarak aynı cildiniz gibi kirpiklerinizin de tahriş olmasına neden olur. Eğer kirpikleriniz tahriş olursa, şişme ya da bakterilerin neden olduğu göz nezlesine yakalanmanız da olası. Eğer bunlar sizin için yeterince korkunç değilse, maskarayla uyumanın kirpiklerinizi kolayca kırılabilir bir hale getirdiğini de unutmayın.

Elbette tüm bunların farkında olmanız, bazen tembellik edip makyajınızı silmeden kendinizi yatağa atmak istemenizin önünde bir engel değil. Böyle durumlarda yatağınızın başucunda makyaj temizleme mendilleri bulundurabilirsiniz. Böylece hem uyumadan önce mendilleri görerek makyajınızı çıkarmanız gerektiğini hatırlayacaksınız hem de kolayca makyajınızı temizleyebileceksiniz. Ayrıca her akşam için hatırlatıcı bir alarm kurmanız da yardımcı olabilir.

50
Vücut ve Cilt Bakımı / Sivilce ve Akne Tedavisi
« : 11 Temmuz 2018, 23:08:53 »

Sivilce genellikle hayatın en genç ve en güzel döneminde cildi etkiler. Cilt en güzel giysimizdir. En pahalı ve en güzel kıyafet bile lekelenirse değerini yansıtamaz. Cilt güzelliği dış görünüşte ilk imaj oluşturmada önemli rol oynar. Yağlı, gözenekli, siyah noktacıklı, iltihaplı, kırmızı lekeli ve izlerle dolu bir cilt ilk izlenimi bozar. Sivilceli kişi temizliğine dikkat etse bile, cildi temiz değilmiş görüntüsü verebilir. Özellikle dış görünüşün çok önemli olduğu ergenlik çağında sivilcelerin çıkması kişilik gelişimini etkiler. Kişinin kendine olan özgüvenini sarsabilir. Yetişkinlik çağında ortaya çıkan veya devam eden sivilceler yine dış görünüşün bozulmasına ve bireyin kendine olan güvenini kaybetmesine yola açmaktadır. kendine güven kaybına yol açmaktadır.

Sivilce çok yaygın bir problemdir. Dünyada en çok görülen hastalıklardan bir tanesidir. Ortaya çıktığı dönemden sonra kalıcı izler bırakabilmesi nedeniyle tedavisi çok önem kazanmaktadır. Sivilce derin izler bıraktıktan sonra bu izleri gidermek çok zor ve pahalı bir iştir. Çoğu kez sivilce izleri hafifletilebilir ancak tamamen yok etmek mümkün olmayabilir. Sivilce yüz, sırt, göğüs ve omuzlarda en sık görülür. Bunlar sürekli göz önünde olan bölgelerdir ve saklaması zordur. Sivilceleri kapatmak için yapılan makyaj cildi havasız bırakarak sivilceleri daha da derinlere iter. Bu durumda sivilce tedavisi daha zor ve karmaşık hale gelmektedir.

Sivilce tedavi sonuçları hemen ortaya çıkmayan ve iyileşse bile tekrar edebilen bir hastalıktır. Bu yüzden sabır ve takip gerektiren bir hastalıktır. Hastalar düzenli takip edilmez ve tedavilerine devam etmezlerse sivilce tedavi olamayan bir hastalıkmış gibi görünür. Oysa sivilce tedavi edilebilir en azından kontrol altında tutulabilir bir cilt hastalığıdır.

Cilt doktorlarına, her ay bir sürü sivilce hastası gelir. Cilt hastalığı polikliğinde sivilce şikayeti olan hastalar büyük yer kaplar. Sivilce en sık gördüğümüz şikayetlerdendir. Bize sivilce şikayetiyle başvuran hastaların bir kısmı tedavisine devam eder, bir kısmı ise tedaviyi bırakır. İyileşmeyen hastalar, genellikle tedavisini yarım bırakan veya ilaçlarını düzenli kullanmayan hastalardır. Sivilcenin tipine ve şiddetine uygun tedavi düzenlenen hastalarda, eğer düzenli bir şekilde tedaviye devam edilirse, iyileşme gerçekleşir. Ancak yaşı küçük olan hastalar, 20’li yaşların başında olan hastalar ve iltihaplı sivilcesi olan hastalarda hastalığın tekrar şansı yüksektir. Bilinmesi ve kabul edilmesi gereken, bir süre bu hastalığa doktorunuzla beraber mücadele etmeniz gerekeceğidir. Sivilcenin tekrar olasılığını azaltan en etkili ilaç isotretinoindir. Sivilcede belli tekrarı engellemek için belli bir dozda ve sürede kullanılmalıdır ve buna rağmen hastalığın tekrar şansı % 30-40 civarındadır. O zaman tekrar bu ilaçla veya başka ilaçlarla tedaviler yapılabilir. Bazen yan etkileri nedeniyle bu ilacın kullanımı uygun olmayabilir. Çok sık tekrar eden şiddetli sivilcelerde hormon bozuklukları veya sivilcenin üzerine başka bir mikrop eklendi mi (gram negatif folikülit?) diye araştırma mutlaka yapılmalıdır.

51
Güzellik ve Moda / Huzuru Yakalamanız İçin Ufak Öneriler
« : 11 Temmuz 2018, 23:08:22 »
En büyük ortağımız sigara değil mi? Ama eğer yapabiliyorsanız biraz azaltın,
günlük olarak yeşil çay tüketimine başlayın. Yeşil çayı tek başına sevmiyorsanız limonlu yeşil çay ya da yaseminli yeşil çay gibi bir çok aromaya sahip farklı çeşitlerini de bulabilirsiniz , içeriğindeki yasemin çiçeği kendi başına da sedatif yani yatıştırıcı sakinleştirici bir etkiye sahip olduğundan hoş kokusu ile de size huzur katacaktır. Ayrıca yine yeşil çay dışında papatya çayı da geceleri uyumadan önce tüketebilirsiniz.
Eskiden yaşamış olduğunuz olumsuzlukları arkanızda bırakmaya çalışın geriye dönüp yeniden düzenleyemeyeceğinize göre size huzur veren şeyler ile meşgul olun bırakın hepsini eskide kalsın
Havayı içinize çekin. Her gün uyanabilmek ve her gece yatağımıza sağlıklı giriyor olmak ayrı bir huzur kaynağıdır.
Eğer tempolu bir yaşamınız var ise bunları ilk olarak yapılması gerekenden başlayacak şekilde sıraya koyun böylece karışık bir gün yaşamamış olursunuz.
Uyku düzeninize gerçekten özen gösterin. Tabii ki kadınlar evi yöneten kişiler olarak sadece gidip yatamazlar birçok işi halledip her şeyi düzene sokup içleri rahat bir şekilde yatağa girebilirler. Ama yinede biraz daha kendinize önem vererek uyku saatinizi daha düzenli bir hale getirebilirsiniz.
Düşünce yapınızı optimist yani iyimser olacak şekilde değiştirmeye çalışın bunca yoğunluğun arasında bu hayata karamsar bakmak bize yardımcı değil daha çok engel olur. Tabii ki buradaki iyimserlik pollyanna olmak anlamına gelmiyor.
Size ağır gelen sizin hayatınızdan beslendiğini hissettiğiniz insanlardan kırmadan sakince uzaklasın.
iyilik yapın ve size iyilik yapmış insanlara her zaman güzel bir kalp ile yaklaşın.
Kendinizi şımartin! Mutlaka eş dost arkadaş ile dışarı çıkıp keyif yapmanız gerekmiyor. Güzel bir film mi var gidin izleyin. Sevdiğiniz bir cafenin pastasından yiyin. Güneşli havada dışarıda gezin. Bir parkta kitabınızı alıp okuyun. Beğendiğiniz dergileri yayınları takip edin .
Eğer zor bir dönemden geçiyor evde pijama ve ağlama durumda geziniyorsanız kendinizi mutlu etmek için size önerim tatlı filmler izleyin. Bunlar hoş romantik komedi filmleri ya da yeni yıl zamanını içeren parıltılı güzel filmler olabilir.
Kisisel gelisim kitaplari bir zamanin parlak yildizlari oldugu gibi simdilerde elestirel bakiliyor .Bence siz kendinize uygun olabilecek ve bir cok konu iceriyor olan bu kitaplardan okuyabilirsiniz. Cünkü kitabin ve bilginin modasi yoktur. O sayfalarda belkide sizin bakis acinizi degistirebilecek satirlar sizleri bekliyordur.


Zaman içersinde yapacağınız bu küçük değişikliklerin hayatınıza kattığı küçük parıltıları farkedecek bakış açınızında iyi yönde değiştiğini hissedeceksiniz. Unutmayın içinizdeki bu huzur ve sakinliği sabır ile kendinizle bütünleyecek ve bunu yaşantınıza geçirecek olan sizsiniz.

52
Bunları biliyor musun? / Parmaklarımız neden çıtlar?
« : 11 Temmuz 2018, 23:05:19 »
Bazı insanlar her iki elinin parmaklarını birbirine geçirerek ve onları gererek ses çıkartırlar, yani çıtlatırlar. Çoğumuz buradan gelen sesin kemiklerden geldiğini sanırız, hatta rahatsız oluruz ama nedense bunu yapanlar hallerinden memnun görünürler.

En çok ve kolaylıkla çıtlattığımız yerler vücudumuzda en çok bulunan sürtünmeli eklem yerleridir. Bu tip eklem yerlerinde, örneğin parmaklarımızda, iki kemiğin birleştiği yerde bir bağlantı kapsülü vardır. Bu kapsülün içinde kemiklerin hareketleri sırasında buraları yağlayan bir sıvı vardır. Bu sıvının içinde erimiş halde oksijen, nitrojen ve karbondioksit gazları bulunur.

Vücudumuzda en kolay çıtlatabileceğimiz eklem yerlerimiz parmaklarımızdır. Parmaklarımız gerilince ve eklem yerlerimiz düzleşince bu kapsül de gerilir. İçindeki sıvının basıncı azalır ve gaz kabarcıkları patlamaya başlar. İşte kulağımıza gelenler bu seslerdir. Patlayan kabarcıklar neticesinde gazlar bu sıvıyı terk eder, sıvı daha da genleşir ve eklem yerinin hareket kabiliyetini arttırır.

Şüphesiz ki eklem yerinin gerilmesi, bu kapsülün boyu ile sınırlıdır. Eğer parmaklarınızı çıtlattığınız anda röntgenini de çekerseniz, eklem içinde oluşan gaz kabarcıklarını görebilirsiniz. Bu olay eklem yerindeki hacmi yaklaşık yüzde 15-20 artırır.

Aynı parmağınızı arka arkaya çıtlatamazsınız. Bir süre beklemeniz gerekir, çünkü gaz kabarcıklarının sıvı içersinde tekrar oluşması biraz zaman alır.
Tüm bu açıklamalar, deneylerle ispatlanmasına rağmen, yine de bu kadar küçük gaz miktarının bu kadar büyük bir ses çıkartabilmesinin nedeni hala anlaşılmış değildir. Bu sorunun tatmin edici bir cevabı da henüz yoktur.

Ayrıca detaylı çalışmalar göstermiştir ki, çıtırdama sırasında iki ayrı ses duyulmaktadır.

Birincisinin gaz kabarcıklarının patlaması olduğu biliniyor. İkinci sesin ise kapsülün uzama sınırına vardığında çıktığı sanılıyor.

53
İnsanların dokundukları anda kömür oldukları binlerce volt akım taşıyan elektrik tellerine konan kuşlar nasıl oluyor da cereyana kapılmıyorlar? Çünkü topraklanmamışlardır. Çünkü tam bir devre meydana getirmezler. Çünkü kısa devre yaratmazlar. Tüm bu ' çünkü'lerin anlamı esasında aynı yola çıkar. Elektriğin, elektronların komşu atomlara çarpıp onları titreştirmesi ile iletilen bir enerji olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir jeneratörden, kablonun içindeki iki telden biri ile çıkan akım, lambayı yakıp, görevini yaptıktan sonra diğer nötr telden geri döner. Elektrik akımı direnci sevmez. Eve dönmek için daima en kısa ve kolay yolu tercih eder. Bir su birikintisi içinde iseni/ ve elektrikli bir tele dokunursanız, akım telden en kolay yol olan vücudunuza girer, oradan da son derece iletken olan su birikintisine geçerek, topraktan eve döner. Elektrik telleri üzerine konan kuşların toprakla alakaları yoktur. Onlar elektriğin evine dönmesi için bir kısa yol yaratmazlar. Elektrik onların vücudundan geçmektense, kendisine kuş vücudundan daha az direnç gösteren, iki ayakları arasındaki teli tercih eder. Kuşlar da bu nedenle bütün bir gün boyu, yüksek voltaj taşıyan, çıplak elektrik telleri üzerinde durabilirler. Eğer bu arada kuş kazara elektrik tellerini taşıyan direğe temas ederse, elektrik akımı kuşun gövdesi ve direk yolu ile toprağa geçer ve kuş ölür. Yüksek enerji hatlarının direklerinde oturan kuşların telleri gagalama alışkanlıkları vardır. Bir zamanlar Almanya'da bu şekilde kuş ölümleri o kadar arttı ki, direkler ve destekler topraktan izole edilerek kuşlar ölümden kurtarıldı.

54
Halıların kaymaması için
Cilalı döşemeler üzerinde halı ve keçeler kayar.Halı ve keçelerin dört bir yanına birer tane yuvarlak kauçuk dikin.Daha büyük keçeler için yalnızca uçlara değil , belli aralıklarla kenarlara da dikilmelidir.Böylece kaymaların önüne geçilebilir.

Rugan ayakkabıların derilerinin çatlamasını önlemek için üzerini boydan boya zeytinyağı ile yağlayın.Sıcaklık çatlamalara yol açar.Serin yerde saklamanız gerekir.

Demli çay
Çayınızın iyi demlenip , renginin iyi çıkması için çaydanlığa bir tane kesme şekeri koyup üzerine su dökün.Bundan sonra deme bırakın.

Ütü yaparken
Pamuklu kumaşları ters taraftan , keten kumaşları ise yüzünden ütülemelisiniz.İpekli kumaşları mutlaka ters taraftan ve ılık ütüyle ütülemelisiniz.Trikolar ütülenirken , ütüyü trikonun boyuna doğru hareket ettirmelisiniz.Yünlüler parlamamaları için nemli bez ile ütülenmelidir.

Gömlekleri yıkarken yaka ve kol ağızlarını kuru sabunla ovup öyle yıkayın.Çamur lekeleri için çamur lekesi olan giysinizin kurumasını bekleyip , sert bir fırçayla fırçalayın ya da sirke-su karışımıyla silin.

Halıdaki yağ lekesi
Halınız yağ lekesi olmuşsa hiç üzülmeyin.Mutfaklarda kullandığımız karbonatla temizleyebilirsiniz.Bunu için lekenin üzerine bol karbonat ekip biraz ovmak yeterli.Kuruduktan sonra iyice fırçalayın.Çıktığını göreceksiniz.

Süt lekesi için
Yıkanabilen kumaştaysa sabunlu bezle silin.Yıkanmaz kumaştaysa benzine batırılmış bir bezle bastırmadan silin.Sonra ılık suda durulayın ve nemli bezle tersinden ütüleyin.

İlikler bozuluyorsa
Ne kadar dikkatli olursanız olun yıkama  iliklerin az çok bozulmasına yol açar.İşte buna fırsat vermemek için düğmeli şeyleri açık değil de ilikledikten sonra yıkayın.Böylece iliklerin genişleyip , uzamalarını önlemiş olursunuz.

Rutubetten şekeri korumak için , kavanozunuzu kurutma kağıdıyla kaplayın , sonra şekerleri doldurun.Şekerlenmiş reçeller için limon suyu ve suyla karıştırıp reçelin içine döküp kaynatın ya da sıcak su dolu bir tencereye oturtun.

Mercimek temizlerken
Bazı mercimekleri kurt yemiş , içi boşalmış olur.Bunları ayırmak için en iyi yol mercimekleri bolca suya koymaktır.Bu durumda içi boşalmış mercimekler yüzecek , diğerleri batacaktır.O zaman yüzen mercimekler akıtılıp, ayrılır.Geriye ise temiz ve kumsuz mercimekler kalır.

Fırında pişireceğiniz tavuk , hindi veya etin üzerine biraz şeker sürerseniz nar gibi kızardığını göreceksiniz.Mantar pişirirken kapağı biraz aralık bırakırsanız , mantarlar kararmaz.Zeytinyağlı yemeklerde , biraz şeker ekleyin.Dolma içini de on dakika demlendirin.

Kuru ekmekleri fırında kızarttıktan sonra iki kağıt arasında oklavayla üzerinden geçerek galeta tozu elde edebilirsiniz.Ekmek ve pasta kesmeden önce bıçağınızı kaynar suda tutun , böylece ufalamadan kesebilirsiniz.

Günün yoğun temposundan dolayı kendinizi halsiz ve bitkin hissediyorsanız , bol bol taze hurma yiyerek eski enerjinize ve gücünüze kavuşabilirsiniz.

Zarflara yapışan pulları kolayca çıkarmak için zarfın pul olan kısmını bir süre sıcak su buharına tutun ya da bir sigara kağıdını ıslatıp birkaç dakika pul üzerinde bekletin.

Bir yeriniz incinirse
Bir tarafınızı vurduğunuzda ya da bir yerinize bir darbe geldiğinde bu vurulan yere küçük bir parça buz koyun, eriyinceye kadar bekletin , cildiniz morarmadan bu küçük kazayı geçiştireceksiniz.

Dibi yanan tencerenize su koyup içine bir çorba kaşığı sirke koyup ya da limon suyu ilave ediniz.Ve 5 dakika kaynatınız.Tencereniz derhal temizlenecektir.

Kızgın yağ ocağa damlarsa üzerine hemen soğuk su dökün.Yağ donacak , bir bıçağın ucuyla kaldırıp temizlenmesi daha kolay olacaktır.Su sızdıran vazolar için ; vazoyu boşaltıp içini temizleyin , mum damlatıp donmadan suyla çalkalayın.

Keki kolay çıkarmak
Kekiniz kalıba mı yapıştı?Aman telaş etmeyin.Ocağınızı yakıp , kalıbı kısık ateş üzerinde birkaç saniye bekletin.Kek çok geçmeden kalıptan kolayca çıkacaktır.

Süslü bıçaklar
Tahta ya da herhangi bir maddeden yapılmış süslü pasta , meyve bıçaklarını asla çok sıcak suyla yıkamayın.Hatta bunları bulaşık makineniz varsa , makinede yıkamadan kaçının.Kısa zamanda sapları bozulacak , kırılacaktır.

Kıymık denen şey
Parmağınıza kıymık mı battı.O halde kıymığın bulunduğu yere bir parça mum damlatıp dondurun.Sonra da mumu çıkarın , kıymık da çıkacaktır.

Izgarada pişirdiğiniz etlerin yumuşacık ve lezzetli olmaları için üzerlerine zeytinyağı , limon karışımı sürüp , 40-45 dakika bekletin. Sonra koyun pişmeye , tabi tuzunu piştikten sonra serpeceksiniz.Yumuşacık olacaktır.

Sertleşmiş kurabiyeler
Sertleşmiş kurabiyeler , zaman zaman ev hanımlarının başına dert olur.Ama bunun çaresi var.Sertleşmiş kurabiyelerin üzerlerine elma dilimleri koyup , kapalı bir kutuda bir süre bekletin. Yumuşacık olurlar.

Bazı mumlar , elinizin altında bulunan şamdan ya da cicili bicili mumluklara yerleşmez.Bunları yerlerine oturtmanın en iyi yolu , mumun dik kısmını sıcak suya batırmaktır.Kaynar derecedeki sıcak suyun içine sokup , bir süre beklettiğiniz mumun dik kısmını hemen mumluğa yerleştirirseniz , kolaylıkla yerine oturacağını göreceksiniz.

Kek pişirirken üzerinin kızarıp , tatlı bir renge bürünmesini istiyorsanız , kek fırında bir süre piştikten sonra iki kaşık sütü kaşığın sırtı ile kekin üzerine yayarak sürün.Yeniden pişirmeye bırakın.

Ayakkabı seçerken
Ayakkabı almaya akşama doğru gidin.Sabah ayaklarınız akşama göre daha küçük olacağından , aldığınız ayakkabı da sonra küçük gelecektir.Ayakkabınız küçük gelirse , içine ıslak tülbent koyup bekletin , sirkeyle ıslattığınız gazeteleri ayakkabınızın içine koyup bir gece bekletin.

Sebze haşlarken
Renk ve diriliğinin bozulmaması için sebzeleri tuzlu suyun içinde iki-üç dakika kaynatmak gerekir , sonra da buzlu suya daldırırsanız ne rengini ne de diriliğini kaybetmez.

Marulların uzun süre taze kalması için
Bir saat su dolu kapta bekletin.Sonra buzdolabına açık kısmı aşağı gelecek şekilde yerleştirin.Bu şekilde on gün saklayabilirsiniz.

55
Mühendislik; fen bilimlerinin insanların temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere en akılcı yoldan kullanmayı sağlayan kişidir. Mühendis kelimesi İngilizce’de “yapı ustası”, Fransızca’da ise “dahi” kelimesinden türemiştir. Türkçe’de ise  Arapça soylu bir kelime olup, “hesap – kitap yapan şahıs anlamında “hendese (hesap)” kelimesinden türemiştir. Mühendisi, fikir ve üretim yaratıcısı olarak düşündüğümüzde, Fransızca’daki anlamını kullanmış oluyoruz. Bu anlamda mühendis olmak isteyen bir kimse önce “mühendisçe” düşünmeyi öğrenmeli, daha sonra alanıyla ilgili teknik bilgiyi almalıdır. Bilim adamının işlevi bilgiyi geliştirmek, mühendisin işlevi ise uygulamaktır. Bu nedenle mühendis, bilgiyi pratik amaçlara uygulayabilmek için uygun karar verme, sorunlara yeni çözümler bulabilme ve yeni araçların, süreçlerin maliyetini, işleyişini, önceden görebilme yeteneklerine sahip olmalıdır. Bugün içtiğimiz su, yediğimiz yiyecekler bindiğimiz taşıtlar, izlediğimiz televizyon, kullandığımız elektrik, benzin, petrol gibi enerji kaynakları hep mühendislerin eseridir.

Ağaç İşleri Endüstri Mühendisi
Balıkçılık Teknolojisi Mühendisi
Bilgisayar Mühendisi
Biyomedikal Mühendisi
Çevre Mühendisi
Deniz Teknolojisi Mühendisi
Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisi
Deri Mühendisi
Elektrik Mühendisi
Elektronik Mühendisi
Endüstri Mühendisi
Fizik Mühendisi
Gemi İnşaatı Mühendisi
Gemi Makineleri İşletme Mühendisi
Gıda Mühendisi
Havacılık ve Uçak Mühendisi
Hidrojeoloji Mühendisi
İnşaat Mühendisi
İşletme Mühendisi
Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi
Jeoloji Mühendisi
Jeofizik Mühendisi
Kimya Mühendisi
Kontrol Mühendisi
Maden Mühendisi
Makine Mühendisi
Matematik Mühendisi
Metalurji ve Malzeme Mühendisi
Meteoroloji Mühendisi
Nükleer Enerji Mühendisi
Orman Mühendisi
Orman Endüstri Mühendisi
Otomotiv Mühendisi
Petrol ve Doğalgaz Mühendisi
Seramik Mühendisi
Sistem Mühendisi
Tekstil Mühendisi
Uzay Mühendisi
Ziraat Mühendisi
Enformasyon Mühendisi
Ergonomi Mühendisi
Genetik Mühendisi
Network Mühendisi
Otomasyon Mühendisi
Tasarım Mühendisi
Tıp Mühendisi
Yazılım Mühendisi

56
Kişisel Gelişim / Güzel konuşmanın yolları
« : 11 Temmuz 2018, 00:17:31 »
Her şey sizin tavrınıza bağlı. Bu işin öyle korkutucu ve zor olmadığına bir kez inandınız mı, onlar, yüzler, hatta binlerce insan önünde konuşabilirsiniz. Beyninizi ürkütücü dedikodulara teslim etmeyin. Kendiniz olun; sözcükleriniz net olsun ve önünüzde oturan insanları sevmeye çalışın. Aşağıda, konuşma becerinizi artıracak birkaç ipucu bulunuyor. Bunları, işyerinizdeki günlük etkileşimlerinizde de uygulamayı deneyebilirsiniz.

Neden Konuşmak İstiyorsunuz?
Neden konuşmak istediğinizden bir kez emin olduğunuzda, özgüveniniz artacaktır. İşiniz açısından mı önemli? Mesleğiniz açısından mı önemli? Konuşmanız aracılığıyla yüce bir amaca mı hizmet etmiş olacaksınız? Yakın gelecekte politikaya atılmayı mı düşünüyorsunuz?

Yalnızca, bir düşünceyi mi ortaya koymak istiyorsunuz?
Neden konuşmak istediğinizi iyi düşünün ve hatta bunu bir kağıda yazarak tekrar tekrar okuyun. Riski (Burada “risk” sözcüğünü kullanmak pek doğru değilse de belli bir noktayı vurgulamak istiyorum) almaya değer mi? Kendinizi “Evet” derken buluyorsanız, mücadelenin yarısını kazandınız demektir.

Niyetinizi Açıkça Belirtin
Konuşma gerekçenizi bildikten sonra kendinize olan güveniniz kendiliğinden artar. Sözcüklerinizi vurgulayın; ama aşırıya kaçmayın. Kendinden aşırı emin görünmek, dinleyiciler açısından itici ve komik bir hal alabilir.

Göz Teması Kurun
Dinleyicilerinizin gözlerine bakın. Mümkün olduğunca çok göz teması kurmaya çalışın. Bu, hem sizi rahatlatacak, hem de ne söylerseniz söyleyin, inanarak söylediğinizi gösterecektir.

Esnek Olun
Kendinizi rahat hissetmek için, vücudunuzu esnek tutun. Omuz, kol ve bacaklarınızı kasmayın. Derin nefes alın. Bir beyaz ışık demetinin uzuvlarınızdan içeriye süzüldüğünü hayal edin ve bu ışığın dingin dokunuşunu içinizde hissedin.

Soru Sorun

Soru sormak, konuşma seansınızı interaktif hale getirir. Dinleyicilerden bilgi alın. Onlarla diyalog kurmaya başlar ve rahatlarsınız. Dostça bir görüş ortaya atar ve dinleyicilerinizin eskisi gibi gözünüzü korkutmadıklarını fark edersiniz. Uluslararası politikada pek çok kritik konu, iki yönlü iletişimle çözülmüştür.

Duruşunuzu Düzeltin
Duruşunuzu ve vücut dilinizi, size avantaj sağlayacak biçimde kullanın. Yukarıda da belirtildiği gibi, konuşurken el, kol ve bacaklarınızı rahat bırakın. Sakin duruş, iyi bir duruştur.

Dinleyin
İyi dinlerseniz, iyi konuşursunuz. Tüm iyi konuşmacılar, aynı zamanda iyi dinleyicilerdir. Dinlerseniz, diğer insanların neler düşündüklerini öğrenirsiniz. Dinleyerek ortamı tartar ve kendinizi buna göre ayarlarsınız.

Konuşmak, bir sanat ya da beceri değildir. Yalnızca, bir ifade şeklidir. Kendinize ve çevrenizdekilere karşı dürüst olduğunuzda, gayet iyi konuşabilirsiniz.

Amrit Halan

57
Biyografiler / Recep Tayyip ERDOĞAN
« : 11 Temmuz 2018, 00:16:10 »
26 Şubat 1954 de Kasımpaşa'da doğan Recep Tayip Erdoğan aslen Rizeli 'dir . Babası Ahmet Erdoğan, annesi ise Tenzile Erdoğan.

 Babası, deniz yollarında kıyı kaptanı olarak çalışırdı. Ailesiyle birlikte 13 yaşında Rize'den İstanbul Kanatlarımın Altında'a gelen Tayyip Erdoğan'ın 3'ü erkek ve 1'i kız olmak üzere 4 kardeşi daha bulunmaktaydı. Hayatının önemli bir bölümü İstanbul'un en eski yerleşim yerlerinden biri olan Kasımpaşa'da geçti. İlkokulu Piyale Paşa İlkokulu'nda okudu. 1965 yılında Piyale Paşa İlkokulu'nu bitirip, İstanbul İmam Hatip Okulu'na başladı. Okuldaki şiir okuma yarışmalarına, liseler arası münazaralardan, kompozisyon yarışmalarına, atletizmden, futbol turnuvalarına kadar pek çok sportif, sosyal ve kültürel etkinliklere katıldı.

Spor çalışmalarını ilerleten Erdoğan 1969 yılında, 15 yaşındayken Camialtı Spor Kulübünden transfer teklifi alarak bu klupte spor etkinliklerine devam etti.

İmam Hatip Okulu'ndan 1973 yılında mezun oldu. Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesini kazandı. Bu arada Camialtı Spor Kulübünden, İ.E.T.T'ye transfer oldu. 1976 yılında İ.E.T.T futbol takımı İstanbul Kanatlarımın Altında şampiyonu oldu. 12 Eylül 1980 sonrası İ.E.T.T'den ayrılmak zorunda kaldı. 16 senelik futbol hayatını da böylece noktalamış oldu.

Üniversite yıllarında aktif sosyal ve siyasi hayatın içinde yer almaya başladı.. Milli Türk Talebe Birliği'ndeki görev yıllarından sonra, 1976 yılında Milli Saadet Partisi Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanlığına ve aynı yıl MSP İstanbul İl Başkanlığı'na seçildi. 1977 yılında bir konferans münasebetiyle tanıştığı Emine Hanım'la 4 Temmuz 1978'de evlendi. Evliliklerinden 2 erkek, 2 kız olmak üzere 4 çocukları oldu. (Ahmet Burak, Necmeddin Bilal, Esra ve Sümeyye.)

12 Eylül 1980'de İ.E.T.T'den ayrılınca özel sektörde çalışmaya başladı. Bir müddet özel sektörde çalıştıktan sonra 1982 yılında askere gitti. Yedek subay eğitimini Tuzla'da yaptı. Askerlik sonrası daha önce çalıştığı özel şirkette yaklaşık 1,5 sene çalıştı. Daha sonra başka bir şirkette Genel Müdür olarak göreve başladı..

12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra 1983 yılında kurulan Refah Partisi ile siyasi hayatı tekrar başlamış oldu. 1984 yılında Beyoğlu İlçe Başkanı, 1985 yılında da İl Başkanı ve M.K.Y.K üyesi seçildi. 1984-1994 yılları arasında partisi ile bir çok seçime girdi. 1986 ara seçimlerinde milletvekili adayı oldu. 1989 yılında Beyoğlu ilçesinden belediye başkan adayı oldu. Partisi 1989 seçimlerinde 2. parti oldu. 1991 senesinde tekrar milletvekili adayı oldu. Seçimi kazandı ve milletvekili oldu.Daha sonra tercihli oy sistemi nedeniyle yüksek seçim kurulu mazbatasını iptal etti.

27 Mart 1994 seçimlerine kadar İstanbul İl Başkanlığı görevini sürdürdü. 27 Mart 1994 seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu ve seçimi kazandı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde hakkında çok sayıda dava açıldı. Akbil, İsfalt ve İdo hakkında açılan yolsuzluk davaları, milletvekili seçildiği dönemde geçici olarak donduruldu.

Fazilet Partisi'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılması üzerine, parti içindeki iki farklı görüşü oluşturan milli görüşçüler ve yenilikçiler hareketleri kendi partilerini kurdular. Recai Kutan, milli görüşçüler ile birlikte Saadet Partisini kurarken, Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki yenilikçiler 14 Ağustos 2001 tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisi (A.K.P.)'yi kurdular.

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ilk genel kongresinde Erdoğan başkan seçildi. A.K.P., 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan genel seçimlerde %34.29 oy alarak birinci oldu. Partisinin genel seçimleri kazanmış olması ve de iktidar partisi konumunda yer alması Erdoğan'ı meclise sokmak için yeterli olmadı; çünkü seçim yasağı bulunmaktaydı. Parti başkanlığı ve başbakanlık görevine, bir süre Abdullah Gül baktı.

Siirt milletvekili Fadıl Akgündüz'ün milletvekilliğinin düşürülmesi ve ardından yapılan Siirt seçimleri sonucunda Erdoğan, Siirt Milletvekilliği'ni kazandı. A.K.P.'nin başkanlığına ve koltuğundan çekilen Abdullah Gül'ün başbakanlık makamını eline geçirdi.

22 Temmuz 2007 tarihinde, meclisin 23. döneminde yapılan seçimlerde A.K.P. %46.6 oy alarak tekrar iktidar partisi oldu ve Erdoğan da ikinci kez başbakanlık koltuğuna oturdu.

Davaları

Recep Tayyip Erdoğan ilk olarak 1989 yılında, Beyoğlu Belediye Başkanlığı seçimini kaybettikten sonra, seçim sonuçlarına itiraz için başvurduğu mahkemede hakime "sarhoş" diye hitap etti, bu nedenle bir hafa göz altında tutuldu ve para cezası aldı.

12 Aralık 1997 yılında, Siirt'te yaptığı bir konuşmada ünlü şair Ziya Gökalp'in Asker Duası adlı şiirini değiştirerek "Minareler süngü, kubbeler miğfer / Camiler kışlamız, mü'minler asker / Bu iláhi ordu dinimi bekler / Allahu Ekber, Allahu Ekber." şeklinde okudu ve ülke Atatürk'ün reformlarını takip edenler ve İslam'a inanalar arasında ikiye bölünmüştür anlamına gelen açıklamalar yaptı. Bu eylemin sonucunda "Halkı din ve ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek" suçundan dolayı hakkında dava açıldı. Dava sonucunda bir yıl hapse ve 860 milyon Türk Lirası para cezasına çarptırıldı. Mahkeme bu cezayı dört ay hapis cezası ve 176 milyon Türk Lirası'na düşürdü; Erdoğan Pınarhisar Cezaevinde 4 ay mahkum oldu, cezasını tamamlayıp 24 Temmuz 1999 tarihinde cezaevinden çıktı.

14 Ocak 2000 tarihinde, Melbourne'de yayın yapan bir radyonun programında kendisine yönetilen soruları yanıtlarken terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'a "sayın" hitabında bulundu. Şehit Anaları Derneği'nin bu sözden dolayı kendisine açtığı davada İstanbul Kartal 2. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından söylediği sözün kasti olduğu kararı verildi ve sembolik olarak "3 kuruş" tazminat ödemeye mahkum edildi. İtirazı, temyiz mahkemesince kabul edilmedi.

Musa Kart'ın, Cumhuriyet Gazetesi'ndeki köşesinde çizdiği ve Erdoğan'ı ip yumağına dolanmış bir kedi olarak tasfir ettiği karikatür için çizere dava açtı. İlk duruşmasını Erdoğan'ın kazandığı dava, sonraki duruşmalarda Ankara Sekizinci Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından iptal edildi ve Erdoğan'ın tazminat isteği reddedildi. Bu olayı protesto etmek için Penguen adlı mizah dergisinin 24 Şubat 2005 sayılı nüshasında yayınlanan kapak çiziminde Tayyipler Alemi adı altında farklı hayvanların vücutlarına kafası çizilen Erdoğan, Penguen dergisine 40.000 YTL'lik bir tazminat davası açtı. Fakat bu dava da Ankara Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, 14 Şubat 2006 tarihinde reddedildi.
 
 
Global ekonomik kriz ile ilgili olarak, Türkiye'yi kastederek "Bu gemi asla batmayacak" demiştir.

58
Genel Kültür - Sanat / Edu Makale Siteleri !
« : 10 Temmuz 2018, 19:37:21 »
Backlinkleri Sitelere Nasıl Yerleştirmeliyiz?

Muhtemelen kendinize çoğu defa “En iyi SEO sonuçları için backlinkleri web siteme nasıl yerleştirmeliyim?” diye sormuşsunuzdur. Google, algoritmasını güncelledikten sonra bu soru pek çok kişi tarafından soruldu. Bu soru için pek çok uzman farklı tavsiyeler ve ipuçları veriyor, fakat ne yazık ki çoğu zaman tek yaptıkları insanların kafasını karıştırmak. Bu makalede backlinklerinizi sitenize nasıl yerleştireceğinizden bahsedeceğim, ayrıca hangi linklerin SEO puanınıza zarar vereceğini de.

backlink-sitelere-nasil-eklenir

Eskiden bütün linklerin SEO için iyi olduğu sayıldığı dönem sona erdi. Yıllarca pek çok webmaster, her gün backlink inşa edebilmek adına saçma teknikler ve otomatik araçlara güvendi. O zamandan bu zamana çok şey değişti.

Bugün ise SEO için, kaliteli ve güvenilir backlinklerin değeri çok daha fazla. Ama kaliteli backlinklerin yerleşimini nasıl yapacaksınız?

Tabi ki online pazarlama planı ve doğru bir stratejiyle! İşte kaliteli backlinklerin inşası için izlemeniz gereken ipuçları.

Kimseye Güvenme

Bilinmeyen kaynaklardan okuduğunuz ipuçlarına güvenmeyin. Eğer ki birisi Google’da birinci sıraya çıkmanın sırrını bulsa, bunu başkalarıyla paylaşması pek de olası gözükmüyor.

Her zaman kendi testinizi ve kendi araştırmanızı yapın. Ufak bir bütçeyle, kendi araştırmanızı yaptığınız ve bütün backlink çeşitleri test edilmiş bir web sitesi yaratabilirsiniz.

Backlinkleri Sabırla İnşa Edin

Eğer web sitenizi yeni oluşturduysanız hızlı ve doğal yollardan backlink inşa etmeniz neredeyse imkansız. Yatağınıza yattığınızda popüler sitelerin size backlink vermesini dua etmek hiçbir işe yaramayacaktır. Web sitenize uygun trafik akışı sağlayacak backlinkleri inşa etmek ise işe yarayacaktır!

59
Genel Kültür - Sanat / Ynt: Edu Makale Siteleri
« : 10 Temmuz 2018, 19:36:18 »
Kod: [Seç]
http://quup.com/@seoamo

http://www.peplr.com/@seoamo

http://www.foodspotting.com/seoamo

https://flipboard.com/@HakanAlan1224

https://del.icio.us/seoamonet

https://storify.com/seoamoNet

http://visual.ly/users/nesibeci/portfolio

https://soundcloud.com/seoamo

https://giphy.com/channel/seoamonet

https://about.me/seoamo

60


"Powered by Lifetype" "add comment"
Plogger

"Powered by Plogger" "Post a comment:"
Squidoo

site:multiply.com "Add a Comment"
S9Y

"Powered by s9y""Powered by s9y" comment"Powered by s9y" "add comment"

Mephisto

"A Blogging Platform***8221;"powered by Mephisto" comment

Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 »