İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - dokuzharf

Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 »
61
Genel Kültür - Sanat / Edu Makale Siteleri
« : 10 Temmuz 2018, 19:33:03 »

Edu Makale Siteleri

Kod: [Seç]
ArticleMS + inurl:/articles/
ArticleMS + inurl:/art/
ArticleMS + inurl:/category/
ArticleMS + inurl:/articlems/
ArticleMS + inurl:/artms/
Article Dashboard + inurl:/article/
Article Dashboard + inurlopulararticles.php
Article Dashboard + inurl:/profile/
Article Dashboard + inurl:/login2submitart2.php
Article Dashboard + inurl:/submitarticles.php
Powered by: php Link Directory
powered by PHPLD
Powered by WSN Links
powered by PHP Weby
Powered by cpLinks
Powered by cpDynaLinks
powered by BosDirectory
Powered by Link manager LinkMan
Powered by Gossamer Links
Powered by K-Links
Powered by In-Link
Powered by eSyndiCat Directory Software
Powered by: qlWebDS Pro
Powered by Directory software by LBS
powered by phpMyDirectory.com
Powered by HubDir PHP directory script 
Powered by free article directory
Powered by Article Dashboard
Powered by ArticleMS
powered by article dashboard
Powered by: php Link Directory
powered by PHPLD
Powered by WSN Links
powered by PHP Weby
Powered by cpLinks
Powered by cpDynaLinks
powered by BosDirectory
Powered by Link manager LinkMan
Powered by Gossamer Links
Powered by K-Links
Powered by In-Link
Powered by eSyndiCat Directory Software
Powered by: qlWebDS Pro
Powered by Directory software by LBS
powered by phpMyDirectory.com
Powered by HubDir PHP directory script
Powered by Article Dashboard "Sign Up for a free account" -forum
Powered by ArticleMS "Submit Article" "Latest Articles"
Powered by Article Directory
Powered By: Article Friendly
Powered By Article directory software
powered by NextAge Tech
Powered by Revenue Sharing Article Directory Script
powered by articlems
Powered by Article Directory plugin
Powered by Free Directory Submissions
Powered by the original Free Article Directory
Powered by Article Directory %KW%
Powered By: Article Friendly %KW%
Powered By Article directory software %KW%
powered by NextAge Tech %KW%
Powered by Revenue Sharing Article Directory Script %KW%
powered by article dashboard %KW%
powered by articlems %KW%
Powered by Article Directory plugin %KW%
***8220;Powered by the original Free Article Directory***8221;
***8220;Powered by Article Friendly***8221;
***8220;Powered By : Article Friendly***8221;
***8220;Powered by Article Dashboard***8221;
***8220;Powered by ArticleMS***8221;
***8220;Powered by WordPress · Using Article Directory plugin · Theme by Dimox***8221;
Submit Articles "Total Articles" "Total Authors" "Total Downloads"
Submit Articles
Submit Article
submit an article
Submit Free Articles
Submit New Articles for your articles marketing
inurl:/articles/
inurl:/art/
inurl:/category/
inurl:/articlems/
inurl:/artms/
inurl:logintosubmitart.php
inurl:/article/
inurl: populararticles.php - article dashboard
inurl:/profile/ - article dashboard -- profile page -- great!!!
inurl:/login2submitart2.php - article dashboard
inurl:/submitarticles.php - article dashboard
intext:***8221;Confirmation request email was sent to your email address***8221;
***8220;index.php?page=submitarticle***8221;
***8220;Articles with any spelling or grammar errors will be deleted***8221;
***8220;upload your articles and keep updated about new articles.***8221;
***8220;If you have hired a ghost writer, you agree that you have***8221;
***8220;Publish your article in RSS format for other websites to syndicate***8221;
***8220;Do not submit articles filled with spelling errors and bad grammar***8221;
***8220;Using Article Directory plugin***8221;
***8220;There are * published articles and * registered authors***8221;
***8220;RSS Articles***8221; ***8220;RSS comments***8221; ***8220;Recent Articles***8221;
***8220;RSS Articles***8221; ***8220;RSS comments***8221; ***8220;Recent Articles***8221; ***8220;Authorization***8221; ***8220;Username:***8221; ***8220;Password:***8221; ***8220;Remember Me***8221; ***8220;Register | Lost your password?***8221;
***8220;You do not have permission to comment. If you log in, you may be able to comment.***8221;
***8220;By publishing information packed articles, you***8217;ll soon enjoy***8221;
***8220;Use the articles in our directory on your website to provide your visitors***8221;
***8220;Member Login to Submit Article***8221;
***8220;login2submitart.php***8221;
***8220;submitarticles.php***8221;
***8220;submitart.php***8221;
Article Directory Powered by WordPress %KW%
registered authors in our article directory
Additional Articles From *
Welcome to article directory *. Here you can find interesting and useful information on most popular themes.
There are * published articles and * registered authors in our article directory.
This author has published * articles so far. More info about the author is coming soon.
There are now * Excellent Articles in our Database from * Authors
***8220;Use or our service is protected by our Privacy Policy"

62
Genel Kültür - Sanat / Sürmenaj Nedir?
« : 10 Temmuz 2018, 19:24:42 »

Çok çalışan insanlarda ve özellikle erkeklerde görülen bir çeşit zihin yorgunluğu sinir zayıflamasına verilen ad. Dersleri oldukça yüklü olan ve sürekli çalışmak zorunda kalan lise ve üniversite öğrencilerindeöğretmenlerde yoğun hesap ve muhasebe işleriyle uğraşanlarda daha sık görülür.

Meydana geliş mekanizması tam olarak bilinmemekte ve çeşitli fikirler ileri sürülmektedir. Bunlardan birisi debeyindeki unutkan dalgın oldum okuduğumu anlayamıyorum dikkatimi veremiyorum beynim durdukonuşurken kelime bulmakta zorlanıyorum gözüm satırlarda aklım başka yerde daha önce 1-2 defada anladığım şeyi şimdi 4-5 defada anlıyorum TV haberlerini bile izleyemez oldum gibi yakınmalar düşünenokuyan insanlarda zaman zaman önemli sorun olur.

Özellikle 20-40 yaş arası genç insanlarda iş verimini hayat başarısını önemli derecede etkiler. Yöneticiyseniz doğru ve çabuk karar vermeniz gerekiyorsa bu sizin için hayati önem taşır.

Başarılı bir işkadını biliyorum yurt dışına gitmek üzereyken pasaportunu bulamamış ve büyük kayba uğramıştı.

Özellikle ailesinde ileri yaşta hafıza kaybı Alzheimer gibi bir hastalığı olan kimse unutkanlık ve konsantrasyon güçlüğünden çok yakınıyorsa mutlaka profesyonel yardım almalıdır. Çünkü ileri yaş hafıza kayıpları erken tanı ile durdurulabiliyor. Hücre yenileyici ilaçlar antioksidan beslenme tarzı ve beynin stres salgılarını azaltma ile yaşam kalitesi düzeldiği gibi sağlıklı bir yaşlılık için zemin hazırlanacaktır.

63

Bizanslı Philon "Babil'in asma bahçelerini, Olimpos'taki Zeus Heykelini, Rodos Kolossusu'nu, yüksek piramitlerin kudretli işçiliğini ve Mausoleus'in mezarını gördüm. Ama bulutlara doğru yükselen Efes'teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümünün gölgede kaldığını hissettim." diye yazmıştı.

Tanrıça Artemis adına ilk türbe M.Ö.800'lü yıllarda Efes'teki nehrin yakınındaki bataklık kıyıya yapılmıştı. Bazen Diana da denen Efes tanrıçası Artemis, Yunan Artemis'iyle aynı değildi. Yunan Artemis'i av tanrıçasıydı. Efes Artemis'i ise belinden omuzlarına kadar birçok göğüsle resmedildiği gibi verimlilik, bereket ve doğurganlık tanrıçasıydı.

Bu eski tapınakta muhtemelen Jüpiterden düşen bir meteorit olduğu düşünülen kutsal birtaş vardı. Tapınak, sonraki yüzyıllarda birkaç kez tahrip olmuş ve yeniden inşaa edilmiştir. M.Ö.600'lerde Efes şehri büyük bir ticaret limanı haline geldi ve Chersiphron adlı bir mimar yüksek taş kolonları olan yeni ve büyük bir tapınak inşaa etti.
Lidya kralı Croesus, M.Ö.550'de Efes'i ve Anadolu'daki diğer Yunan şehirlerini fethetti. Bu savaş sırasında mabet tahrip oldu. Croesus, mimar Theodorus'a daha öncekilerin hepsini gölgede bırakan yeni bir mabet yaptırdı. Yeni tapınak öncekinin 4 katı büyüklükte 90 metre yükseklikte ve 45 metre genişlikteydi. Masif bir çatı, yüzden fazla taş sütunla destekleniyordu.

M.Ö. 356'da Herostratus adlı biri tarafından çıkarılan bir yangında yanarak tahrip oldu. Bundan kısa bir süre sonra o günün en ünlü heykeltraşı olan Scopas'lı Paros tarafından yeni bir mabet yapıldı. Romalı tarihçi Pliny'ye göre yeni tapınak, 130 metre uzunlukta ve 68 metre genişlikteydi. Tavanı, yükseklikleri 18 metre olan 127 adet sütun destekliyordu. İnşaat 120 yıl sürmüştü. Büyük İskender M.Ö.333'de Efes'e geldiğinde tapınağın inşaası hala devam ediyordu.
M.S. 57'de St. Paul hristiyanlığı yaymak için Efes'e geldi. O kadar başarılı oldu ki bundan, şehrin demircisi ve tapınaktaki heykellerin sahiplerinden birisi olan Demetrius büyük bir korkuya kapıldı. Çünkü Demetrius tapınaktaki heykellerin bir kısmının sahibiydi ve her yıl tapınağa hacca gelenlerden iyi bir geliri vardı ve insanların dinini değiştirmesi demek onun geçimini kaybetmesi anlamına geliyordu. Birlikte ticaret yaptığı diğer kişileri de yanına alan Demetrius heyecan verici ve "Yaşasın Efesliler'in Artemisi" diye biten bir söylev yaptı ve halkı galeyana getirdi. Hemen sonra St. Paul'un yardımcılarından ikisini tutukladılar. Bunu bir isyan takip etti. Sonuçta St. Paul, tutuklanan yardımcılarıyla şehri terketti ve Makedonya'ya geri döndü.
262'de Gotların bir akını sırasında büyük Artemis tapınağı yakılıp yıkıldı. Bir yüzyıl sonra Roma İmparatoru Constantine şehri yeniden inşaa ettirdi. Fakat hristiyan olduğu için tapınağı restore ettirmedi.Constantin'in çabalarına rağmen Efes eski günlerine dönemedi. Çünkü gemilerin demirlediği liman yokolmuştu. Nehrin taşıdığı alüvyonlar tarafından deniz şehirden uzaklaşmıştı. Zamanla şehir sakinleri kenti terkettiler. Mabetin kalıntıları başka yapıların ve heykellerin yapılmasında kullanıldı.

British Museum'dan John Turtle Wood 1863'de tapınağı araştırmaya başladı. 1869'da 6 metre derinlikte, çamurların içinde tapınağın temellerini buldu. Bulduğu heykelleri ve bazı kalıntıları British Museum'a götürdü.

1904'de yine aynı müzeden D.G. Hograth'ın liderliğindeki bir ekip kazılara devam ettiler ve sitede birbirinin üzerine inşaa edilen 5 tapınak olduğunu keşfettiler. Bugün gelen ziyaretçilere tapınağın yerini belli etmek için, bataklık halinde olan bölgeye sadece bir tek sütun dikilmiştir.

64
Genel Kültür - Sanat / Kızıl Elma Nedir?
« : 10 Temmuz 2018, 19:23:18 »
Bir milletin yürütücü kuvvetine ’ülkü’ denir. Toplumlardaki kişileri birbirine bağlayan nesne, sadece kök birliği, çıkar ve ihtiyaç değil, bunlarla birlikte ve aynı zamanda ülküdür.
ülküsüz topluluk yerinde sayan, ülkülü topluluk yürüyen bir yığındır. Sözlük anlamı ’and’ ve ’uzak hedef’ demek olan ’ülkü’, topluluğu aynı yolda yürüten bir kuvvettir ki, bu uğurda insanlar birbirlerine karşı içten sözleşmiş gibidirler.

ülkü, ilkönce, insanların gönüllerinde, gönüllerinin derinliğinde, şuuraltında, hayallerinde doğar ve kendini önce destanlarda gösterir. Sonra şuura geçer, büyük kılavuzlar tarafından açıklanır. Daha sonra da büyük kahramanlar, onu gerçekleştirmek için büyük hamleler yapar. Bu hamle sırasında da ülkülü millet, kahramanlar ardından gönül isteği ile koşar. Bütün bu uğraşmalar arasında da millet yürür; önce manen, sonra maddeten ilerler, olgunlaşır, erginleşir.

Türk destanlarından çıkan anlama göre, Türklerin ülküsü, fetihler sonunda büyük ve üstün bir devlet kurarak bu devletin içinde bolluğa ve mutluluğa kavuşmaktır. Aşağı yukarı, her millet, aynı şekildeki milli gayelerin ardındadır. Milletlerin çapına, kaabiliyetine göre milli ülkülerin ayrıntılarında farklar olmakla beraber, ana çizgiler bakımından hepsi birbirine benzer: Büyümek ve rahatlığa kavuşmak!

Türkler, kendi ülkülerine niçin ’kızılelma’ demiştir, bunun sebebini bilmiyoruz. Yalnız bu addaki saflık ve tabiilik, Türk ülküsünün çok eski olduğunu göstermek bakımından manalıdır. Kızılelma adı, ülkünün aydınlardan önce halk arasında doğduğunu gösterse gerektir.

Kızılelma ülküsü, Osmanlıların parlak çağlarında iyice belirip şekillenmiş ve konak konak, Türk büyüklüğünün, yükseklik fikrinin, ilahi bir gayenin timsali haline gelmiştir. Bu büyük düşünce olmasaydı, XI. Yüzyılda Anadolu’ya gelen, ençok bir milyon Türk, Bizans’ın Asya ve Avrupa’daki topraklarında rastladıkları diğer Türklerin birkaç tümenlik hrıstiyanlaşmış döküntülerinin yardımı ile de olsa, bu dünya çapında devleti kurup dört kıta ’dördüncüsü Okyanusya’dır’ üzerindeki teşkilat ve medeniyet şaheserini yaratamazdı.

Milletlere milli inanç ve güvenç veren ülkünün ne büyük bir kuvvet olduğunu anlamak için bugünkü olaylara bakmak yeter:

60 milyonluk bir millet olmalarına rağmen dağınık, teşkilatsız ve geri olan Araplar, milli ülküleri olan Arap Birliği düşüncesi sayesinde toparlanma yoluna girmişlerdir. ülkülerinden aldıkları güçle, Filistin işinde İngiltere ve Amerika’ya kafa tutmaktadırlar. ülkü sahibi millet oldukları için de dünyada itibarları ve değerleri artmıştır. Bizim için çok büyük isret ve ders olan şu olay, Arapların itibarını göstermesi bakımından manalıdır: Birleşmiş Milletler teşkilatının 11 üyeli Güvenlik Konseyi’nin beşi ’Amerika, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin’ daimi, altısı geçicidir. 1945 yılında, bu altı üyelik için seçim yapıldı. 900 yıllık büyük bir geçmişi ve tarihi olan, askeri devlet olarak nam kazanmış bulunan Türkiye bu seçimde ancak bir tek oy alarak Konsey’e giremediği halde, İngiliz işgalinden henüz kurtulamamış olan ordusuz, donanmasız Mısır, 45 oy alarak bu üyeliğe seçildi. Demek ki, o zamanki Birleşmiş Milletler teşkilatına dahil bulunan 50 devletten 45’i, Mısır’ı bizden daha itibarlı ve üstün görmüştü.

1946’da geçici üyelik için yapılan seçimde de, Türkiye’ye kimse oy vermediği halde, Suriye 45 oy aldı. Bir iki yıllık bir devlet olan o zamanki üç milyon nüfuslu Suriye’nin Türkiye`ye tercih edilmesinin sebebi açıktır: Suriye, bir ülkünün ardındadır. Yani prensip sahibidir. Bundan dolayı da, düşmanlarının bile saygısını kazanmıştır.

Yahudiler de, ülkü sahibi olmanın ikinci bir ibret verici örneğidir. Korkaklığı atasözü haline gelen bu millet, bugün, bir milli ülkünün ardında, herhangi bir millet kadar cesaretle çarpışıyor. Milli kahramanlar ve bu milli kahramanlar, idama mahkum edildikleri ve bağışlanma dileğinde bulunurlarsa ölümden kurtulacakları halde, İngiltere’den af dilemeyerek milletlerine şeref vermek suretiyle ölüyorlar. Bu milli ülkü sayesinde, Filistin’deki yarım milyon yahudi (O zaman Filistin’de yarım milyon Yahudi vardı), yalnız Araplarla değil, koca İngiltere ile savaşı göze alıyor, Amerika’ya meydan okuyor. Milli ülküye yapışmak sayesinde Yahudiler o kadar kuvvetlenmişledir ki, bugün İngiltere imparatorluğu onlara karşı bir şey yapamıyor. Tebaasında bir tek kişinin hapse atılmasını savaş sebebi saban İngiltere, bugün, İngiliz askerlerinin öldürülmesine, İngiliz subaylarının kaçırılıp dayak atılarak horlanmasına, masum İngiliz çavuşlarının Yahudiler tarafından canice asılmasına ses çıkaramıyor.

Bütün bunların en önemli sebebi Arapların ve Yahudilerin olağanüstü kuvvetli olmasıdır. Bu kuvvet maddi değil, manevidir, Yani ülkü kuvvetidir.

Kızılelma ülküsüne ’tehlikeli maceracılık’ diyenler, bugünkü Araplar ile Yahudilere bakıp düşünmelidirler. Hele Yahudiler 2000 yıl önce kaybettikleri vatanlarını yeniden ele geçirmek ve yalnız kitaplarda kalmış olan İbrani dilini diriltip bir konuşma dili haline getirmek uğrundaki çalışmaları ile dünyaya örnek olmuşlardır.

Biz ise bir yandan ’bir Türk dünyaya bedeldir’ vecizesine inanmış görünürken, bir yandan da kendimizi baltalayıp inkar ettik. Büyüklükten korktuk. Küçüklüğü benimsedik ve milli ülkü ile delilik diye alay ettik. Güvenlik Konseyindeki seçimler göstermiştir ki, kimseden bir şey istememek, herkesle hoş geçinmek, ittifaklar yapmak bir millete itibar sağlamıyor. Kızılelma ülküsünü bir delilik sayacaksak, büyüklükten değil, yaşamaktan da vazgeçmeliyiz. ’Tarihi görevini yapmış ve artık ölmeye yüz tutmuş bir topluluk’ olmayı kabul etmeliyiz. Eski Asurlular, Hititler, Romalılar gibi haritadan silinmeye razı olmalıyız. Buna razı değilsek milli ülkünün peşine düşmeliyiz ve demiryolu yapmakla birkaç fabrika kurmayı ülkü diye göstermek gafletinden çekinmeliyiz.

ülküler için ’maddi faydası nedir?’, ’uygulanabilir mi?’ diye düşünmek doğru değildir. Hiçbir inanç riyazi mantığa vurulmaz. Tanrı’nın varlığı da riyazi metod ile isbat edilememiştir. Fakat yüz milyonlarca insan ona inanmakta ve bu inançtan güç almaktadır. ülküler de böyledir.

Kızılelma ülküsünün gerisinde savaşlar ve büyük sıkıntılar görüp de korkanlar bulunabilir. Kendi rahatı ve keyfi kaçmasın diye insanlık davası (!) güdenler, ülküyü inkar edenler her zaman, her yerde çıkabilir. Fakat bir milletin içinde büyük bir çoğunluk milli ülküye inandıktan sonra, geri kalanlar da ister istemez bu milli akıntıya uymaya mecburdurlar. Bizim için önemli olan, dost kılıklı yabancıların milli ülküyü güya milli çıkar adına baltalamasının önüne geçmektir.

Bir topluluktan ortak ülküyü kaldırın, insanların hayvanlaştığını görürsünüz. Ortak düşüncesi olmayan toplulukta, herkes, yalnız kendi çıkar ve zevkini düşünür. Böyle bir toplulukta fedakarlık, saygı, nezaket kalmaz. Bencillik, kabalık, rüşvet, iltimas ve namussuzluğun türküsü alır yürür. Maddileşmiş bir insan vatan için ölür mü? Bencil bir insan muhtaçlara yardım eder mi? Milletine inanmayan bir adam yabancı ile işbirliği yapmaz mı? Erdemi gülünç bulan birisi çalıp çırpmaz mı? Kızılelma, Türk milletinin manevi besinidir. Açlar yiyecek bulamadıkları zaman nasıl faydasız, zararlı, hatta zehirli nesneleri yerlerse; Türk milleti de ’Kızılelma’ kendisine yasak edildiği için marksizm ve kozmopolitizm gibi zararlı ve zehirli fikirlere el uzatıyor.

Fakat artık bu devir kapanmıştır. Gittikçe uyanan milli şuur karşısında gafiller ve hainler, Türk milletini daha çok aldatamayacaklardır. Kızılelmanın yolunu kapatamayacaklardır.

Ziya Gökalp’ın mısraları düsturumuz olacaktır:

Demez taş, kaya
Yürürüz yaya...
Türküz, gideriz Kızılelmaya.

65
Genel Kültür - Sanat / Türkiye Cumhuriyeti Tarihi
« : 10 Temmuz 2018, 19:20:39 »
Türkiye Cumhuriyeti tarihi, Osmanlı İmparatorluğu`nun temelleri üzerine Atatürk ve silah arkadaşları tarafından inşa edilmiş bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti`nin Kurtuluş Savaşı ile başlar.

Bu yeni rejim I. Dünya Savaşı sonrasında yenik düşen ve toprakları paylaşılan Osmanlı Devleti`nin son ordusu ve milis kuvvetlerinden oluşan Kuvayi Milliye denilen bir halk direnişinin Atatürk tarafından organize edilerek işgalci devletlere karşı konularak kurulmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti`nin temel nitelikleri, Lozan Antlaşması`nda da yer almıştır. Buna göre, ülkesi ve ulusuyla bölünmez bir bütün oluşturan Türkiye`de yaşayan ve Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşit ve aynı haklara sahip Türk ulusunu oluşturmaktadır.

Saltanatın kaldırılmasının ve Lozan Antlaşması`nın ardından TBMM`de en çok tartışılan konulardan biri olan yeni devletin niteliği sorunu Mustafa Kemal Paşa`nın 28 Ekim gecesi İsmet İnönü`yle, devletin niteliğinin cumhuriyet olduğunu saptayan bir yasa tasarısı hazırlaması ile son buldu. 29 Ekim 1923 günü;

"Hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayanır. Türkiye Devletinin hükümet şekli Cumhuriyettir" Atatürk esasına dayalı olarak Cumhuriyet ilan edildi ve yeni Türk Devleti`nin adı artık Türkiye Cumhuriyeti idi. Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk

Devletin kuruluşu
Kurtuluş savaşı
thumb|280px|Sivas Kongresi anamadde|Türk Kurtuluş Savaşı I. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf Devletleri`nce Osmanlı Devleti`ne imzalatılan Sevr Antlaşması neredeyse devleti haritadan silmiş ve egemenliğini ciddi biçimde sınırlayan hükümlere yer vermiştir.

İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti ile hemen barış yapmaya yanaşmıyorlardı. Hazırlayacakları barış şartlarını Osmanlı Hükümetine kabul ettireceklerinden emindiler. Fakat mütarekeden sonra, aradan geçen iki sene içinde, Kurtuluş Savaşı Milli Kurtuluş hareketi başlamış, Ankara`da yeni bir Türk Hükümeti kurulmuştur. Bu hükümetin yapmış olduğu savaşlar neticesinde Türk halkı istiklale kavuşmıştur. Vikikaynak|Lozan Barış Antlaşması`nın TBMM Görüşmelerinde Dışişleri Bakanı İsmet İnönü`nün yaptığı konuşma Ayrıca bakınız|Türkiye Büyük Millet Meclisi`nin kuruluşu|Türkiye Büyük Millet Meclisi|Türkiye Cumhuriyeti`nin ilanı|Saltanatın Kaldırılması

TBMM`nin kurulması
Atatürk, İstanbul`un işgalinden üç gün sonra, ünlü 19 Mart 1920 tarihli bildiriyi yayımladı. Bildiride, "Olağanüstü yetkiler taşıyan bir Meclisin Ankara`da toplanacağı, Meclis`e katılacak üyelerin nasıl seçilecekleri, seçimlerin en geç onbeş gün içinde yapılması gereği, kesin ve kararlı ifadelerle yer alıyordu.

23 Nisan 1920 tarihinde, Parlamento geleneklerine göre, en yaşlı üye olan Sinop Milletvekili Şerif Bey (1845), Başkanlık kürsüsüne çıktı ve konuşma yaparak Meclis`in ilk toplantısını açtı.

Meclis "Misak-ı Milli"ye yemin ederek, Türk topraklarının parçalanmasına müsaade etmeyeceğini dünyaya ilan etti.

Cumhuriyetin İlanı
TBMM`de 30 Ekim 1922`de başlayan saltanatın kalkması hakkındaki görüşmeler 1 Kasım 1922`de çıkarılan bir yasa ile son buldu ve Osmanlı Hanedanı`nın Türk toplumu üzerindeki otoritesi yıkılarak monarşi kaldırıldı.<ref> Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk</ref>

Saltanatın kaldırılması ile Osmanlı İmparatorluğu tasfiye ediliyor, Türkiye Cumhuriyeti`nin temelleri atılıyordu.

24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre`nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle ``İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, S.S.C.B, Yugoslavya`` temsilcileri tarafından, Lozan Üniversitesi salonunda imzalanan Lozan Antlaşması barış antlaşması ile Atatürk önderliğinde Milli Mücadele`ye başlayan savaş meydanlarında büyük zaferler kazanan Türk ulusu siyasi ve hukuki olarak varlığını tescil ettirmiştir.

Lozan barış görüşmeleri 8 ay sürmüş ve Türk tarafının kayıtsız şartsız bağımsızlık talebi nedeniyle çetin geçmiştir. Görüşmelerde Türkiye`yi temsil eden İsmet Paşa başkanlığındaki heyetin bu başarıdaki rolü büyüktür.

66
Genel Kültür - Sanat / Genel Türk Tarihi Bibliyografyası
« : 10 Temmuz 2018, 19:19:16 »
Zeki Velidi Togan - Umumi Türk Tarihine Giriş,
Ibrahim Kafesoglu - Türk Millî Kültürü,
Wolfram Eberhard - Çin'in Şimal Komşuları,
László Rásonyi - Tarihte Türklük,
Rene Grousset - Bozkır İmparatorluğu,
Denis Sinor - Erken Iç Asya Tarihi,
W. W. Barthold - Orta Asya Türk Tarihi Hakkında Dersler,
L. Ligeti - Bilinmeyen İç Asya,
Kolektif - Doğu Avrupa Türk Tarihi,
İlhami Durmuş - İskitler,
Grakov - İskitler,
Gumilev - Hunlar,
Şerif Bastav - Makaleler ve Belleten dergisindeki Sabir Türkleri makalesi,
Enver Konukcu - Kusanlar ve Ak Hunlar Tarihi,
Ali Ahmetbeyoglu - Avrupa Hunlari,
Gyula Nemeth - Attila ve Hunlar
Ahmet Taşağıl - Göktürkler I II III,
Ahmet Taşağıl-Çin kaynaklarına göre eski Türk boyları
Gülçin Candarlioglu - Uygur Devletleri Tarihi ve Kültürü,
Mualla Uydu Yücel - Ilk Rus Yıllıklarina Göre Türkler,
Mualla Uydu Yücel - Pecenek Türkleri,
Abdülkadir Donuk - Eski Türk Devletlerinde İdari Askeri Unvan ve Terimler,
Akdes Nimet Kurat - IV-XVIII. Yüzyıllarda
Karadeniz Kuzeyindeki Türk Kavimleri ve Devletleri,
Artamanov - Hazar Tarihi,
İstvan Vasary - Kumanlar ve Tatarlar,
Gumilev - Hazar Çevresinde Bin Yıl,
Peter B. Golden - Türk Halkları Tarihine Giriş,
Faruk Sümer - Oğuzlar,
Erdoğan Mercil - Müslüman Türk Devletleri Tarihi,
Reşat Genç - Karahanli Devlet Teşkilatı,
Erdoğan Mercil - Gazneliler Devleti Tarihi,
Ibrahim Kafesoglu - Harezmsahlar Devleti Tarihi,
Osman Turan - Selçuklular Tarihi ve Türk-İslâm Medeniyeti,
Ali Sevim, Erdoğan Merçil - Selçuklu Devletleri Tarihi
Mehmet Altay Köymen - Büyük Selçuklu Imparatorluğu Tarihi,
Hayrünisa Alan - Bozkırdan Cennet Bahçesine Timurlular,
Ismaıl Aka - Timur ve Devleti,
Ismail Aka - İran'da Türkmen Hakimiyeti: Karakoyunlular,
Yusuf Hikmet Bayur - Hindistan Tarihi, (Üç cilt)
Dinçer Koç - Rus Kaynaklarına Göre Ilk Müslüman Türk Devleti Itil Bulgarlari, (doktora tezi)
Osman Turan - Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi,
Mehmet Saray - Yeni Türk Cumhuriyetleri Tarihi,
Saadettin Gömeç - Türk Cumhuriyetleri ve Toplulukları Tarihi,
Feridun Emecen - Ilk Osmanlılar ve Batı Anadolu Beylikler Dünyası,
Faruk Sümer - Selçuklular Devrinde Doğu Anadolu'da Türk Beylikleri,
İsmail Hakkı Uzunçarşılı - Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu, Karakoyunlu Devletleri,
Ismail Hakkı Uzunçarşılı - Osmanlı Tarihi, (Klasik Dönem)
Enver Ziya Karal - Osmanlı Tarihi, (Yakın Dönem)
İlber Ortaylı - Cumhuriyetin İlk Yüzyılı,
Osman Turan - Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi,
İbrahim Kafesoglu - Eski Türk Dini,
Muharrem Ergin - Orhun Abideleri,
A.N.Kurat - Peçenek Tarihi,
D.M. Dunlop - Yahudi Hazarların Tarihi,
P.B. Golden - Hazar Çalışmaları,
Çagatay Uluçay - İlk Müslüman Türk Devletleri,
Rene Giraud - Göktürk İmparatorluğu,
Hüseyin Namık Orkun - Eski Türk Yazıtları,
Mehmet Saray - Türk-Rus Münasebetlerinin Bir Analizi,
İklil Kurban - Doğu Türkistan İçin Savaş,
İklil Kurban - Şarki Türkistan Cumhuriyeti (1944-1949),
Hamid Ziyayev - Türkistan'da Rus Hakimiyetine Karşı Mücadele,
Mehmet Saray - Rus İşgali Devrinde Osmanlı Devleti ile Türkistan Hanlıkları Arasındaki Münasebetler (1775-1895),
Baymirza Hayit - Türkistan Devletlerinin Millî Mücadeleleri Tarihi,
Halis Bıyıktay - Timurlular Zamanında Hindistan Türk İmparatorluğu.

Bahaeddin ÖGEL

İslamiyet’ten Önceki Türk Kültür Tarihi,
Uygurlar ve Uygur Tarihi,
Hunlar, Göktürkler, Uygurlar,
Türk Kültürünün Gelişme Çağları, Cilt I-II,
Türk Mitolojisi,
Türk Kültür Tarihine Giriş, 10 cilt
Büyük Hun İmparatorluğu Tarihi, c.I-II,
Türklerde Devlet Anlayışı (13.yy. Sonlarına Kadar)

Jean-Paul Roux

Türklerin Tarihi,
Türklerin ve Moğolların Eski Dini,
Orta Asya Tarih ve Uygarlik

László Rásonyi

Türk Devletinin Batıdaki Vârisleri ve İlk Müslüman Türkler,
Doğu Avrupa'da Türklük

Fuad Köprülü

Türk Tarihinin Ana Hatları,
Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu,
Türkiye Tarihi

----------------

Ek: Halil İnalcık - Devlet-i 'Aliyye,
İlyas Kemaloğlu, Hayrunnisa Alan - Avrasya'nın Sekiz Asrı Çengizoğulları,
İlyas Kemaloğlu - Altun Orda ve Rusya,
Mustafa Kafalı - Çağatay Hanlığı (1227-1345),
Oral Sander - Siyasi Tarih,
Fahir Armaoğlu - 20. Yüzyıl Siyasi Tarihi,
Joseph V. Hammer - Büyük Osmanlı Tarihi,
Cihat Aydoğmuşoğlu - Safevi Devleti Tarihi,
Abdülkadir Yuvalı - İlhanlı Tarihi.
Ahmet Temir - Moğolların Gizli Tarihi,
V.V. Barthold - Moğol İstilasına Kadar Türkistan.

67
Siyasethane / KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MEHMET ERSOY
« : 10 Temmuz 2018, 18:35:26 »

Mehmet Ersoy 1991 yılında Etstur'u kurdu. Türkiye’nin önde gelen seyahat ve turizm kuruluşlarından bir tanesi olan Etstur, yurt içerisinde binlerce otelin satış ve pazarlamasını etkin olarak yapabilmektedir Şirket Türkiye içerisinde pek çok firma ile bağlantılı olarak çalışmaya devam etmektedir.

68
ÇALIŞMA, SOSYAL HİZMETLER VE AİLE BAKANI ZEHRA ZÜMRÜT SELÇUK KİMDİR?

Zehra Zümrüt Selçuk KADEM Ankara Temsilcisi olarak görev yaptı.

69
Siyasethane / GENÇLİK VE SPOR BAKANI MEHMET KASAPOĞLU
« : 10 Temmuz 2018, 18:34:51 »

Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Spor Toto Teşkilatının başkanlığını yapıyor.

Geçmişte başbakanlık müşavirliği yapan Kasapoğlu, aynı zamanda AKP Milletvekili Feyzullah Kıyıklık'ın damadı.

Mehmet Kasapoğlu daha önce TRT Spor'a konuk olmuş ve açıklamalarda bulunmuştu. İşte Mehmet Kasapoğlu'nun TRT Spor açıklamaları...

Spora verdikleri desteklerde yeni bir anlayış getirmek istediklerini belirten Spor Toto Teşkilat Başkanı Mehmet Kasapoğlu, “Biz buna Dönüştürücü Sponsorluk diyoruz. Bu sistemde desteğimizi alan herkes başarı için, centilmenlik için yarışacak” dedi.

TRT Spor kanalında yayınlanan “Sporun Merkezi” programına konuk olan Spor Toto Teşkilat Başkanı Mehmet Kasapoğlu temel gayelerinin Türk Sporunu ve Gençliğini desteklemek olduğunu söyledi.

Gündemdeki konularla ilgili sorulara cevap veren Spor Toto Teşkilat Başkanı Mehmet Kasapoğlu, futboldan, motor sporlarına, voleyboldan basketbola, tenisten yüzmeye sporun farklı dallarına yaptıkları katkılara değindi.

Bahis sektörüyle ilgili Türkiye ve dünyadaki gelişmelere de değinen Başkan Kasapoğlu, Teşkilatın tarihçesinden ve misyonundan söz etti.

70
Siyasethane / SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI MUSTAFA VARANK
« : 10 Temmuz 2018, 18:34:30 »

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a en yakın isimlerden Mustafa Varank, İmam Hatip Lisesi'nden mezun olduktan sonra ODTÜ Siyasi Bilimler Akademisi'nde lisans eğitimi aldı. Varank, ODTÜ'deki eğitiminin ardından yurtdışında eğitimini sürdürdü. Yeni kabinede olması beklenen Mustafa Varank, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanı olarak görev yapıyor.


Mustafa Varank'ın ağabeyi İlhan Varank, 15 Temmuz darbe girişiminde şehit oldu. Hain darbe girişiminde önce Vatan Caddesi'ne giden İlhan Varank, oradaki direnişin sonuç vermesi ve darbecilerin teslim olmasından sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi binasına gitti.

71
Siyasethane / TİCARET BAKANI RUHSAR PEKCAN
« : 10 Temmuz 2018, 18:34:12 »

1958 doğumlu Ruhsar Pekcan, İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Fakultesi mezunu olup, İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Fakültesi'nde Yüksek lisans yapmıştır. Altyapi sektöründe faaliyet gösteren firmada Genel Koordinator; Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunmuş ve halen Karon Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti.-İstanbul şirketinde CEO olarak görev yapmakta olup, DEİK Türkiye Suriye İş Konseyi Başkanlığını yürütmektedir.

72
Siyasethane / HAZİNE VE MALİYE BAKANI BERAT ALBAYRAK
« : 10 Temmuz 2018, 18:33:56 »

İş adamı ve siyasetçi olan Berat Albayrak, 21 Şubat 1978 tarihinde hayata gözlerini açmıştır. Aslen Trabzon’un Of ilçesinin Yenice köyünden olan Berat Albayrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kızı Esra Erdoğan ile evlidir. Lise eğitimini Özel Fatih Koleji'nde bitirerek üniversite eğitimini ise İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü'nden tamamlayarak mezun oldu. Yüksek lisans eğitimi ise New York'taki Pace Üniversitesi'nde finans üzerine MBA yaparak tamamlayan Berat Albayrak, bankacılık ve finans alanında ihtisas sahibidir.

Öte yandan yüksek lisans eğitiminin bitmesiyle birlikte Türkiye'ye yeniden dönen Berat Albayrak, doktora eğitimini de enerki kaynaklarının finanmanı üzerine aldı. Yüksek lisans eğitimi esnasında Çalık Holding’de görevler üstlenmeye başlayan Berat Albayrak, geçmiş dönemde Sabah Gazetesi'nde köşe yazarlığı görevinde bulunmuştur. Ahmet Akif (2006), Mahinur (2009) ve Sadık (2015) adında üç çocuğa sahip Berat Albayrak; 2002 tarihinde çalıştığı Çalık Holding'in ABD ofisinde Finans Direktörlüğü, 2006 tarihinde Çalık Holding'in Mali İşler Genel Müdür Yardımcılığı ve 2007 tarihinde ise yineÇalık Holding'e (CEO) Genel Müdür olarak göreve layık görüldü.

7 Haziran 2015 seçimlerinde AK Parti milletvekili olarak tayin edilerek siyaset alanındaki faaliyetlerini gerçekleştirmeye başladı. 64. 65. ve 66. Hükümet'te üst üste Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak seçilen Berat Albayrak, 24 Kasım 2015 tarihinden bu yana Enerji ve Tabii Kaynaklarını görevini icra etmektedir. Pek çok şirkette üst düzey işler gerçekleştirerek başarısını taçlandıran Berat Albayrak, BTİ Eğitim Kurumları şirketinde Yönetim Kurulu Başkanı ve Nun Eğitim Kültür Vakfı’nın kurucusudur.

73
Siyasethane / TARIM VE ORMAN BAKANI BEKİR PAKDEMİRLİ
« : 10 Temmuz 2018, 18:33:26 »

Bekir Pakdemirli, 1973 yılında İzmir’de doğmuştur. Merhum Türk siyasetçi Ekrem Pakdemirli‘nin oğludur.

Bilkent Üniversitesi, İşletme Fakültesi’ndeki lisans eğitiminin ardından, Başkent Üniversitesi’nde İşletme Yüksek Lisans, Celal Bayar Üniversitesi İktisat Bölümü’nde doktora çalışmalarını tamamlamıştır.   Pakdemirli, gıda, teknoloji ve otomotiv alanında serbest girişimcilik yapmış, çeşitli şirketlerin kuruluşunda bulunmuş, yöneticiliğini yapmıştır. Bunun yanı sıra kariyeri süresince Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşunda yer alan bir seramik firması ve halka açık bir gıda firmasının Genel Müdürlük görevlerini üstlenmiştir.

Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ve Albaraka Türk Katılım Bankası Yönetim Kurulu Üyeliği’ni sürdürmektedir.

74
Siyasethane / ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI MEHMET CAHİT TURAN
« : 10 Temmuz 2018, 18:32:57 »

29 Nisan 1960 Trabzon doğumlu olan Mehmet Cahit Turhan, 1981 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mimarlık Fakültesi İnşaat Bölümünü bitirdi. Çalışma hayatına 1985 yılında İstanbul 17. Bölge Müdürlüğü Kapıkule-Edirne Yolu (Edirne Kent Geçişi) Grup Şefliği emrinde Mühendis olarak başladı. 1986 yılında Karadeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans eğitimini tamamlayan Mehmet Cahit Turhan, aynı Bölge Müdürlüğünde 1988 tarihinde Büro Mühendisi, 1990 tarihinde Kontrol Mühendisi, 1994 tarihinde Çatalca Köprülü Kavşağı (TEM) Çatalca Arası Bağlantı Yolu Otoyolu Yapım Kontrol Şefi görevlerine atandı.

1 Nisan 1997 tarihinde Karayolları İstanbul 17. Bölge Müdürlüğünde Otoyolu Bakım İşletme Başmühendisi, 1998 tarihinde Otoyolu Yapım Başmühendisi, 1999 tarihinde de İstanbul 17. Bölge Müdür Yardımcısı görevlerine atanan Mehmet Cahit Turhan, 2002 yılında aynı Bölge Müdürlüğünde Bölge Müdürü olarak görevlendirildi ve 2003 tarihinde bu göreve vekaleten atandı. 2003 yılında görevlendirildiği Karayolları Genel Müdür Yardımcılığı görevine atandı. Daha sonra 2005 tarihinde asaleten Genel Müdür olan Mehmet Cahit Turhan, vekaleten yürüttüğü Karayolları Genel Müdürü 2006 yılında asaleten atandı.

75

Fatih Dönmez, 1965 yılında Bilecik’te doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini İstanbul’da tamamladı. 1987 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesi Elektronik Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. 2005 yılında e-MBA sertifika programını tamamladı. İş hayatına NETAŞ’ta Ar-Ge mühendisi olarak başladı. İş hayatı boyunca enerji ve Telekomünikasyon firmalarında değişik kademelerde yöneticilik yaptı. 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İGDAŞ’ta Etüt ve Proje Müdürlüğü, Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulundu.

2002 yılından itibaren İstanbul Büyükşehir Belediyesi İştirakler Daire Başkanlığında, İştirakler Genel Koordinatörü olarak; İBB iştiraklerinin yönetim kurullarında başkan ve üye olarak görev yaptı. Türkiye Elektrik Sanayi Birliği’nin (TESAB) kurucuları arasında yer alan Dönmez, aynı zamanda TESAB yönetim kurulu üyeliği de yaptı.

4 Ocak 2008’de EPDK Kurul üyeliğine atanan Dönmez, EPDK’nin üyesi olduğu ERRA’da (Enerji Düzenleyicileri Bölgesel Birliği) 2008 ve 2010 Genel Kurullarında üye ülkelerin temsilcileri tarafından Yönetim Kurulu üyesi seçildi. ERRA’nın strateji raporunun hazırlanmasına öncülük ederek, arz güvenliği komitelerinde görev aldı.

Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 »